Genel

Hiç Olmak Adına

  • 11 Haziran 2017

Dervişin biri Kaymakam ile görüşmek için makamına gider lakin kaymakam makamında yoktur. Diğer bekleyenler ile beraber bir köşeye oturur ve zikir çekerek beklemeye koyulur. Belirli bir süreden sonra Kaymakam odaya girer bekleyenler tanıdıkları için hemen yerlerinden fırlar ve  Kaymakamı hürmete çok benzeyen tavırlarla selamlarlar ama bizim derviş biraz kalkmakta gecikir. Kaymakamın gözü Derviş’e takılır herkez ayakta bir o oturur vaziyette kibir yapar ve dervişin yanına gider yüksek sesle dervişe;

-İhtiyar!. Sende saygı yok mu, neden ayağa kalkmıyorsun, içeriye bir büyük girdiğini görmüyor musun?

diye gürlemiş…Derviş yavaşça sormuş:

-Büyük sen misin?

-Evet , benim demiş.

-Sen neyin büyüğüsün?

-Görmüyor musun? Buranın Kaymakamıyım!.. demiş.

-Onu görüyoruz. Ama hep kaymakam kalacak değilsin ya…Elbet daha da büyüyeceksin…Büyürsen ne olacaksın?…

Kaymakam heyecanlanmış.

-Vâli olacağım!..

-Ya daha sonra?

-Daha sonra mı? Allah izin verirse seçimlerde milletvekili olacağım, daha sonra Bakan olacağım, Başbakan sonra Cumhurbaşkanı olacağım!..

-Bunların hepsini olursun inşallah, ama benim sormam o değil…Daha sonra ne olacaksın?..Ben onu soruyorum.

Kaymakam ne söyleyeceğini bilememiş, ağzından tek bir kelime çıkmış:

-Hiiç!..

O zaman derviş, yine yerinden oynamadan, nükteyi tamamlamış:

Öyle ise ben senden büyüğüm, evlâd demiş, çünkü ben daha şimdiden hiç’im ve hiçliğe senden çok önce ulaştım. 

Hiç’liği baştan kabul edip Hiç gibi yaşamak dileğiyle.  1