Genel

Erciyes Dağı Zirve Tırmanışı/ KAYSERİ

  • 11 Haziran 2017

30 Ağustos anısına 01.09.2013 tarihinde Kondak ve Kurulmasında görev aldığım Anadolu Kartalları Dağcılık Kulubü üyeleri ile beraber yaptığımız bir etkinlikti. Sırt parkurunu kullanarak zirve yapmıştık. Yaklaşık 6 saat çıkış ve 4 saatte iniş gerçekleşti.

11 10 9 5 8 6 2 1

 

Erciyes Dağı, Kayseri’nin 25 km güneybatısındaki ovaların yanından birdenbire yükselen büyük kütleli 3917 metreye ulaşan zirvesi ile İç Anadolu’nun en yüksek dağıdır.

Yüksek derecede aşınmaya uğramış olan volkanın son olarak, Roma dönemi madeni paralarındaki betimlemelere dayanarak, M.Ö. 253 yılında püskürdüğü söylenebilir. Günümüzde zirvesinin sadece kuzey yamacında bir buzulu kalmıştır.

Farklı tırmanış yolları vardır zirveye giden.
Klasik Rotalar
Klasik rotalardan zirveye dağın doğu yüzünden ulaşılmaktadır. Tırmanıcıların büyük ve küçük zirveye ulaşımda kullandıkları geleneksel rotaları barındırmaktadır. Rotalara Tekir yaylasında bulunan kayak merkezinden [2200 m.] ulaşım sağlanmaktadır. 2. istasyon denilen, eski teleferik hattının idari binası olan harabe halindeki kulübeye, teleferik hatları, döne döne çıkan traktör yolu ya da teleferiklerin kendisi kullanılarak ulaşılabilir. Harabe kötü hava şartlarında, bu bölgede bulunan, dağcıların en önemli sığınağıdır. Hatta kimi tırmanış ekipleri çadırlarını bu kulübeye kurmaktadır. Tabi bu durumda tırmanış süresi 1 saat kadar daha uzamaktadır. Üçker çanağında yer alan esas kamp alanlarına [3100 m.] ulaşım için bir miktar daha yürümek ve irtifa kazanmak gerekmektedir.
Dağa Ulaşım
Dağa giden en iyi ve bilindik yol Kayseri-Develi ilçesi arasında yer alan karayolunun hemen üzerindedir. Ekipler gerek Kayseri tarafından gerekse Develi tarafından araçlarla ya da bu hatta sürekli çalışan minibüsler yardımı ile ulaşımı sağlayabilirler. Kalabalık olan ekipler çantalarla birlikte 1 minibüsü de kapatarak ulaşım sağlayabilirler.
Kamp Yeri
Klasik rotanın kamp alanı 3100 m. yüksekliğinde yer alan Çoban İni mevkisidir. Bu noktaya kayak merkezinden 900 m. yükselerek ulaşılmaktadır. Yükselme konusunda yukarıda bahsedilen seçenekler, yürüme-teleferik hattı-arazi aracı, kullanılabilir. Kamp yükü olan bir ekip, ıslak ve yumuşak zeminde oldukça sıkıntı yaşabilmekte ve yürüyüş süresi değişken olabilmektedir. Klasik kamp alanları 2 ayrı yol güzergâhı içeren 2 farklı kamp alanı ile sonuçlanır. Birinci yol çanak tabanını kuzey kenarından sınırlayan bir vadiyi izlemektedir. Vadinin yanında DSİ’nin 60’lı yıllarda yaptırmış olduğu, eriyen kar sularını aşağıya taşıma işlevini gerçekleştiren su kanalları uzanmaktadır. 2. İstasyona çıkan toprak yol bu vadinin yamacını kat ederek, vadi tabanında bir yayla yerleşim alanına kadar devam eder. Toprak yolun sonundan kanalların üzerinden yürüyüşe devam edilerek kanalların bitimine dek gidilir. Bitimin biraz daha ilerisi Şeytan Rotasından çıkan akıntıların birikintilerine ulaşmaktadır. Bu noktalarda çadırlar için iyi sığınaklar bulunmaktadır. Bu kamp bölgesinin bir diğer özelliği ise Şeytan rotasına en yakın kamp bölgesi durumunda olmasıdır. Bölgede, dağın da temel özelliği olduğu gibi, su kaynağı bulunmamaktadır. Diğer kamp alanları ise Üçker Çanağını kaplayan küçük sırtların üzerlerinde bulunan düzlüklerdir. Kar olmadığı takdirde 2. İstasyondan bu bölgelere giden belirgin bir patika yer almaktadır. Bu kamp alanları seçileceği zaman ekibin durumuna göre bir bölge seçilebilmektedir.

Rotalar
Yukarıda bahsedilen kamp alanlarından zirveye tırmanış, iki ayrı buzul vadisi içinden gerçekleşmektedir. Bu rotalardan bir tanesi Şeytan Boğazı, diğeri Sol Kulvar’dır. Şeytan rotası direkt olarak küçük zirve sırtına çıkarken, Sol kulvar ise dağın güney sırtına çıkmakta ve Hörgüç Kaya’nın solunda noktalanmaktadır.
Şeytan Rotası yaklaşık olarak 30 derece eğim ile başlar ancak özellikle kışın kar yağmasıyla birlikte eğim giderek artmakta, rotanın ortalarında 45 derece sonlarında ise 60’lı derecelere yaklaşan noktaları bulunmaktadır. Bir boğaz şeklinde uzanan rotanın her iki tarafı 70-80 derece eğimli ve çürük kaya kütleleri ile kaplıdır. Bu dik yamaçlarda fiziksel parçalanma olayı görülmekte ve taş düşmeleri yaşanmaktadır. Rotada dikkat edilmesi gereken en önemli risk taş düşmesidir. Taşlar doğal yollardan düşebildiği gibi, Hörgüç kaya etrafında yaşayan kuşlar ya da tırmanış ekiplerinin kendi aralarında yaptıkları yüksek sesli konuşmaların etkisi ile de düşmeler yaşanabilmektedir. Hörgüç kayadan düşen taşlar genel olarak rotanın tam ortasından geçen akıntı yolundan yer çekimi etkisi ile aşağı kadar inmekte ya da sağ tarafta yer alan kaya kütlelerine çarpıp parçalanarak pek çok farklı yönlerde hareket edebilmektedir. Bu yüzden tırmanış ekipleri, kesinlikle tek sıra düzenini bozmamalı, bunun yanında travers atılmamalı ve oldukça dikkatli olunmalıdır. Şeytan rotasından tırmanış için en uygun saat güneşin doğuşundan hemen sonraki saatlerdir. En iyisi ise şafağın sökmesi ile birlikte rotaya girilmeli, çok kısa süreli molalar verilmeli ve çıkış bir an önce gerçekleştirilmelidir. Çıkış sırasında rotanın sağ kenarı [kuzey] kullanılmalıdır.
Rota tamamlandıktan sonra Küçük zirveye giden yol ekiplerin sağında yani kuzeyde kalmaktadır. Buradan bir miktar daha tırmanışa devam edilerek zirveye ulaşılabilir. Küçük zirveye çıkan boyun sol tarafa doğru çatal yapmaktadır. Sol tarafa giden bu yol ise Büyük Zirvenin altına ulaşan kılçıktır. Kışın geçişlerde korniş, balkon ve blok kaymalarına dikkat edilmeli, ekipler kalabalık şekilde burayı geçmemelidir. Kılçık geçildikten sonra kulenin altında insan yapımı olan bir mağaraya ulaşılır. Bu mağara Hıristiyan Rahiplerinin inzivaya çekildikleri bir ‘ev’dir. Mağaranın düzgün duvarlarında kazıntı yazılar bulunmaktadır. Bu yazıtlar tarihi bir zirve defteri anlamına da gelmektedir. Mağara içerisinde bulunan kemiklerse buranın mezar ya da kurban edilme alanı olarak kullanıldığını da düşündürmektedir.
Sol Kulvar
Sol Kulvar Şeytan rotasına göre güneyde kalmaktadır. Bu rota Şeytan rotasında göre taş düşmesi ve çığ bakımından daha az risk barındırmakta ancak rotanın bitimi Hörgüç kayanın altına ve güney sırtına ulaşmaktadır. Bu noktadan sonra Hörgüç kayanın önünden ya da arkasından bir miktar inilmeli ve sonra tekrar yükseklik kazanıldıktan sonra küçük zirve sırtına çıkılabilmektedir. Kar durumuna göre önden ya da arkadan dolaşılacağına karar verilmelidir. Hörgüç kayanın altından geçilirken gevşek zemine dikkat edilmeli ve çıkış esnasında yine sağ tarafta yer alan yükseltiler takip edilmelidir. Bu rotadan çıkış her ne kadar daha emniyetli olsa da, zaman olarak Şeytan rotasından daha uzun sürmektedir. Bu yüzden tırmanış yapan ekipler buradan çıktıktan sonra inişi Şeytan rotasından yapmaktadır.
Sırt Rotası
Zirveye giden en uzun ve bir o kadar sıkıcı bir rotadır. Üçker Çanağını saran sırt boyunca yürüyerek yükseklik kazanılır. Sırt bitiminde Hörgüç kayaya ulaşılır ve Sol kulvar ile birleşir. Sonrasında sol kulvarda olduğu gibi Hörgüç kayayı önden ya da arkada yada üstünden aşmak mümkündür. Rota üzerinde kış aylarında şiddetli rüzgâr olmasından ayakta durmak zorlaşır, ayrıca korniş ve balkonlara da dikkat edilmelidir.